Heal with Horse
Atlarla terapi, doğa içinde, atın varlığıyla birlikte ilerleyen deneyimsel bir psikoterapi yaklaşımıdır.
Yalnızca söze değil; bedene, duygulanıma ve ilişki anına da odaklanır. Terapötik alan, seans odasının sınırlarıyla kısıtlı değildir; doğada, diğer canlıların da dâhil olduğu genişletilmiş bir bağlamda ilerler.




Nasıl başladı

Atlar çocukluğumdan beri bana büyülü gelir.
Psikoloji lisans eğitimimi tamamladıktan sonra, İngiltere'de yüksek lisans araştırmalarım sırasında Equine Assisted Learning and Psychotherapy çalışmalarına rastladım. Doğa, atlar ve terapinin kol kola ilerleyebilmesi fikri kalbime dokundu. O ilk heyecanın peşinden gitmeye karar verdim; süreç, bu alanda aldığım eğitimler ve okumalarla derinleşti.
Ancak hepsinden öte, kendi bireysel iyileşme yolculuğumda atların etkisini doğrudan deneyimlemek benim için belirleyici oldu. Atlarla temas ettiğim ilk dönemlerde beni en çok etkileyen şey, onların “an”da kalma hâliydi. Kurduğumuz sözsüz diyalogda kendimi hiç olmadığı kadar anlaşılmış hissettim.
Bu deneyimlerin yalnızca kişisel değil, terapötik bir dile de dönüşebileceğini fark etmem ise atlarla terapi yolculuğumun en önemli dönüm noktası oldu.
Günlük hayatta üzgünken gülümseyebilir, kaygılıyken sakin görünmeye çalışabiliriz; insanlar buna kanabilir. Ancak atlar kanmaz.
Atın süreçteki yeri
At, yalnızca eşlik eden bir canlı değil; terapötik sürecin aktif ve canlı bir parçasıdır. Atlar co-terapist olarak sürecin içinde yer alır; danışan, at ve terapist arasında üçlü bir dinamik oluşur.
Çalışmalar
Hangi alanlarda
Atlarla terapi, tanıya değil; kişinin bedeninde, ilişkilerinde ve dünyayla kurduğu bağda nasıl var olduğuna odaklanan bütüncül bir yaklaşım sunar.
Sık sorulanlar
